Hizmet Verdiğimiz Sağlık Branşları

Gastroentoroloji

Sindirim sistemi hastalıklarıyla ilgilenen gastoentoroloji bilim dalında size hizmet vermekten mutluluk duyuyoruz. Özel çalışma alanlarımızdan biri olan gastroentorolojide hizmet verdiğimiz alanlar şunlardır: Reflu, Ülser, Mide kanseri, Pankreas kanseri, Safra kesesi hastalıkları, Pankreatitler, Kolon Kanseri, Ülseratif Kolit, Hemoroid.

Reflü

Mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına neden olan ve mide yanmasına neden olan hastalıktır. Diğer bir yaygın belirti ise yiyeceklerin mideden ağza gelmesi, yutma zorluğu ve ağrılı yutma da reflü hastalığının belirtileri arasındadır. Genelde yaşam boyu devam eden kronik bir hastalıktır.

Ülser

Mide ve onikiparmak bağırsağında gelişen 0.5 cm’den büyük yaralardır. Karında, mide bölgesinde ağrı, midede ekşime, yanma, kaynama, bulantı-kusma gibi belirtilerden anlaşılır. Ülser tedavisinde aktif ülserin kapanmasını sağlamak ve yeni ülser oluşmasını engellemek için tedavi edilmesi gerekli bir hastalıktır.

Mide Kanseri

Mide Kanseri beslenme alışkanlıklarının öncelikle sebep olduğu, kalıtsal faktörlerin rol olduğu en sık rastlanan karser türlerinin başında gelmektedir. Risk taşıyan kişilere yapılan endoskopik incelemeyle hastalık teşhis edilebilir. İlerlemiş dönemlerde ise Mide bölgesinde ağrı ve midenin ağırlaştığı hissi, İştahsızlık ve bunun sonucunda kilo kaybı görülmesi, Yemekten sonra rahatsızlık hissi ve mide şişliği, bulantı, kusma, kansızlık ,yorgunluk gibi belirtiler ile kendini gösterir.

Mide kanserlerinin tedavisinde cerrahi yöntemler kullanılır; ameliyatla mide alınır. Kanserin şekline göre cerrahi sonrası ışın tedavisi ve ilaç tedavisi uygulanır.

Pankreas Kanseri

Pankreas kanseri ciddi ve tedavisi zor olan bir hastalıktır. Pankreas kanserine yakalanma riski erkeklerde kadınlara oranla çok daha fazladır. Sigara , alkol ve düzensiz bir hayata sahip olan kişilerin pankreas kanserine yakalanma olasılığı yüksektir.Semptomları genellikle iştahsızlık, halsizlik, bulantı ve kusma gibi belirtilerdir. Pankreas kanseri tedavi yöntemleri arasında ameliyat, ışın tedavisi veya Kemoterapi bulunmaktadır.

Kolon Kanseri

Kalın bağırsak, yaklaşık 2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Kolon kanseri bütün kanserler içinde görülme sıklığı bakımından 3. sırada yer alır.

Kolon kanserinin başlangıç evresinde karında dolgunluk hissi, hafif ağrı, iştah kaybı, kilo kaybı, çabuk yorulma ve ishal ya da kabızlık ortaya çıkar. Kolon kanserinin tedavisi cerrahidir. Tümörlü olan kısım cerrahi yöntemlerle çıkarılır. Daha sonra bağırsağın çıkarılan yerinin alt ve üst tarafı birbirine bağlanır. Kemoterapi ilaç tedavisi hastalara ameliyattan sonra uygulanmaktadır.

Safra Kesesi Polipi

Safra kesesi polipleri, safra kesesinin iyi huylu tümörleridir. Safra kesesi poliplerinde polip çapı 20 mm ve üzerinde ise kanser riski artar. Safra kesesi polip ameliyatında sadece polip almak gibi bir teknik yoktur, safra kesesi organının tümünü almak gereklidir. Günümüzde safra kesesi ameliyatları laparoskopik yöntemle gerçekleştirilmektedir.

Safra Kesesi Taşı

Safra içerisindeki maddelerin oranlarının bozulması sonucunda oluşun safra kesesi taşlarının oluşumu 30 - 40 yaşlarında başlar ve yaşla birlikte artar. Ancak nadir olarak karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrı, şişlik hissi, bulantı belirtiler arasında görülebilir. Safra kesesi taşları % 1 oranında kanser nedeni olabilirler. Bu nedenle belirtilere neden olsun ya da olmasın çapı 2 cm’den fazla olan taşlarda kişilerde ameliyat önerilmektedir.

Pankreatit

Pankreatit basitçe pankreas iltihabı olup görülen belirtiler ise şunlardır: Şiddetli ve yaygın karın ağrısı, bulantı ve kusma, sarılık, tansiyon düşmesi, ateş, yüksek nabız. Geçmişte pankreatit tedavisi ağırlıklı olarak cerrahi iken, günümüzde daha çok tıbbi tedavi, yoğun bakım desteği ve gerektiğinde cerrahi girişim şeklini almıştır. Tedavi pankreatit atağının şiddeti ile ilgilidir.

Ülseratif Kolit

Kalın bağırsağın iltihaplı bir hastalığıdır. Kalın bağırsakta ülserlerin oluşmasına ve kanamaya neden olur. Başlıca belirtileri kanlı, sümüksü maddeli ishaldir. Dışkılama sayısı günde 1-2 olabileceği gibi hastalığın derecesi ile ilişkili olarak 15-20 kez olabilir. Diğer belirtiler kan kaybına bağlı halsizlik, çabuk yorulma ve çarpıntıdır. Ülseratif kolit ilaç tedavileri ile kontrol altına alınabilir. Ancak hastalık yaşam boyu devam eder.

Hemoroid

Hemoroid veya diğer adıyla basur, makat bölgesindeki toplar damarlarının genişlemesi ile oluşan bir hastalıktır. En sık görülen belirtisi makattan kan gelmesidir. Bunun dışında ıkınma sırasında makattan dışarıya sarkma olması, makat bölgesinde kaşıntı ya da ağrı sıklıkla görülen belirtiler arasındadır.

Hemoroidde öncelikle cerrahi dışı tedaviler denemelidir. Eğer cerrahi olamayan yöntemlerle ilerleme kaydedilemezse, cerrahi yöntemler uygulanır.

Gastroentoroloji Hastalıkları Tanısında Kullanılan Yöntemler

Kolonoskopi

Kalın bağırsağın makattan girilerek, sakinleştirici ilaç (sedasyon) veya anestezi altında bir fiberoptik kamera ile monitör altında incelenmesi. Kolonoskopi işleminden bir gün önce hastaya müshil ilacı verilerek bağırsak temizliği veya bağırsak hazırlığı yapılır. Kolonoskopi uygulaması sırasında hastalar anestezi ile uyutulduğu veya sakinleştirici verildiği için ağrı ve acı hissetmemektedir. 30 yaş ve üzeri sağlıklı kişilerde kalın bağırsak kanseri taraması için en güvenilir yöntemdir.

Endoskopi

Endoskopi işlemi, sindirim sistemini oluşturan iç organların cerrahi bir müdahale gerektirmeksizin ağızdan girilerek incelenmesidir. Endoskopi işleminde başlıca incelenen organlar yemek borusu, mide ve onikiparmak (kalın) bağırsağıdır. Endoskopi cihazının ucunda bir kamera bulunur. Yaklaşık bir metre uzunluğundadır ve esnek bir yapıya sahiptir. Endoskopi cihazının ucunda bulunan kamera sayesinde hastalıkların teşhisinin konulmasının yanında endoskobun ucuna eklemlenen aparatlarla biyopsi alınması ve kimi tedavilerin yapılması da sağlanmaktır.

ERCP

Endoskopi yardımı ile safra kanalı ve pankreas kanalına hem tanı hem de tedavi amacıyla girişim yapılmasına olanak veren işlemdir. Daha basit anlatımla ağızdan girilen hortum (endoskopi cihazı-duodenoskop) ile ameliyatsız bir şekilde safra kanal taşlarının temizlenmesi işlemine ERCP denilebilir. Yani ERCP endoskopi gibi ağızdan yapılan bir işlemdir. ERCP gastroenteroloji alanında uzmanlaşan hekimler tarafından, anestezi uzmanı eşliğinde, hasta tam uyutularak uygulanır. Hasta herhangi bir şey hissetmez.

Biyopsi

Bir tanı yöntemi olan biyopsi, vücutta hastalık şüphesi bulunan bölgeden cerrahi yöntemler ile hücre, sıvı ya da doku alma işlemidir. Başta kanser olmak üzere, pek çok hastalığın kesin teşhisi için hastadan alınan küçük doku, hücre ya da sıvı örneğinin, patoloji laboratuvarında incelenmesi işlemi olan biyopsi, bazı durumlarda ameliyat sırasında da yapılabilir. Yapılan patolojik incelemenin sonucunda, hastanın doku ya da organında var olan değişiklikler ve anormallikler, patologlar tarafınca incelenerek raporlanır. Böylece uygun tedavi için gerekli olan tanı netleşmiş olur. Uygulanan biyopsi yöntemi ile gerek olduğunda dokunun tamamı da çıkarılabilir. Böylece biyopsi sadece tanı yöntemi olmaktan çıkar ve tedavi yöntemi olarak anılır.

BT (Bilgisayarlı Tomografi)

Bilgisayarlı Tomografi ( BT ), vücut içindeki alanların ayrıntılı resimlerini veya taramalarını oluşturmak için özel röntgen ışını kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Farklı açılardan çekilen röntgen görüntülerini birleştirerek kemik, damar ve yumuşak dokuların kesit görüntülerini oluşturur.

MR Görüntülemesi

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), vücutta ayrıntılı resimler oluşturmak için güçlü mıknatıslar, radyo dalgaları ve bilgisayarın kullanıldığı bir testtir. Emar sıklıkla hastalıkları teşhis etmek veya tedaviye verilen yanıtı takip etmek için kullanılır. Röntgen filmleri ve bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarının aksine MR sağlığa zararlı iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaz. Taranan alanın boyutuna ve çekilen görüntü sayısına bağlı olarak 15 ila 90 dakika süren ağrısız bir işlemdir.

Ultrason

Ses dalgalarının teknoloji ve tıp alanlarında pek çok kullanım alanı mevcuttur. Bunlardan biri olan ultrasonografi, bir tıbbi görüntüleme yöntemi olup ses dalgaları yardımıyla vücudun iç kısmında yer alan doku ve organların genel hatlarıyla görülebilmesini sağlar. Bu uygulama ile insan kulağının algılayabileceğinden çok daha yüksek bir frekansa sahip ses dalgaları vücuda verilerek geri dönüş süreleri hesaplanarak incelenen bölgeye ait bir görüntü çıkartılır. Ultrasonun birçok hastalığın teşhisinde, bazı hastalıkların ise girişimsel yöntemlerle tedavilerinde önemli bir payı mevcuttur. Bu yöntem ile kist, tümör gibi dokular farklı görüntü tespit edilebilir.Doppler ultrasonografi ise bir damar içindeki kan akımı miktarı ve bu akımı bozan hastalıkları teşhis eder.

PET / CT

Pozitron emisyon tomografisi ve bilgisayarlı tomografinin birleşiminden oluşan bir görüntüleme cihazıdır. PET, vücuttaki fizyolojik süreçlerin 3 boyutlu bir görüntüsünü veren ve yıllardır kulanılan bir nükler tıp metodudur. PET cihazının CT ile birleştirilmesi ile anatomik ve fizyolojik bilginin tek seansta elde edilmesini sağlar ve tetkikin doğruluğunu artırır. PET/CT için hastaların tetkik öncesi 6 saat süreyle aç olması gerekmektedir. PET/CT uygulamalarının büyük çoğunluğu onkoloji alanındadır. Akciğer kanserleri, lenfoma, malign melanoma, baş boyun tümörleri, meme kanseri, kolorektal kanserler, özofagus ve mide tümörleri, jinekolojik kanserler, mezotelyoma, primer kemik tümörleri ve primeri bilinmeyen metastazların Teşhis, Evrelendirme, Yeniden Evreleme Ve Tedaviye Cevabın değerlendirilmesinde kullanılmaktadır.